İsviçre Hakkında Genel Bilgiler:
Resmi Ad: İsviçre Konfederasyonu
Yönetim Biçimi: Yönetim biçimi Federal Cumhuriyettir. İsviçre'de toplam 26 kanton bulunmaktadır. Bu kantonların tamamı İsviçre Federasyonu'nu oluşturmuştur.
Bağımsızlık Tarihi: 1 Ağustos 1291 (Konfederasyonun
kuruluşu)
Şehirler: Başkenti Bern'dir, en önemli şehirleri Lozan, Zürih ve Cenevre'dir. Lozan'da 1923'te imzalanan "Lozan Antlaşması" ile Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri atılmıştır.
Yüzölçümü: 41.285 km2
Nüfusu: 8,5 milyon (2019)
Nüfusun Etnik Dağılımı: %64 Alman, %23 Fransız, %8
İtalyan, %5 diğer
İklimi: Genel itibarıyla ılıman iklim hâkim olmakla birlikte, bölgeler arasında farklılıklar mevcuttur. Güneyde Akdeniz iklimi, doğu kesimlerde karasal iklim, batıda ise Atlantik iklimi görülmektedir. Kayak merkezleri nedeniyle kış turistlerinin ilgisini çekmektedir.
Coğrafi Konumu: Bir Orta Avrupa ülkesi olan İsviçre’nin doğusunda Avusturya, batısında Fransa, kuzeyinde Almanya ve güneyinde İtalya bulunur.
Dil: Almanca, Fransızca, İtalyanca, İngilizce.
Din: %66 Hristiyan, %26 dinsiz, %6 Müslüman, %3
diğer...
Para Birimi: İsviçre Frangı
İsviçre Mutfağı: İsviçre mutfağı çok yönlüdür. Fondü, raklet veya rösti gibi bazı yemekler ülke genelinde kullanılsa da, her bölgenin, yörenin iklimine ve kültürel farklılıklarına göre değişik türleri gelişmiştir. Geleneksel İsviçre mutfağı diğer Avrupa ülkelerinin mutfaklarına da benzer, Gruyeres ve Emmental vadilerinde tamamen yöresel olan süt ürünleri peynirler bulunur. Bu tür mutfak ürünleri İsviçre'nin batısında oldukça fazla türde bulunur.
Çikolata, 18. yüzyıldan beri İsviçre'de üretilir. 19. yüzyılın sonlarında temperleme gibi birçok teknolojik tekniğin gelişmesi ile İsviçre çikolatasının kalitesi arttı ve dünya çapında oldukça büyük bir ün kazandı. Ayrıca Daniel Peter tarafından 1875 yılında çok büyük bir atılım yapılarak sütlü çikolatayı icat edildi. Dünya çapında İsviçre en çok çikolata tüketen ülkedir.
Beyaz Kum Sahilleri
Araştırmalara göre beyaz kumların büyük çoğunluğu minik zerrecikler ve çoğunlukla yosunla birlikte mercan içerirken aynı zamanda bölgedeki balıkların yiyip, sindiremediği şeylerden ibaret.
Deniz Kabuğu Sahilleri
Denizde içleri başka canlılar tarafından yenen bu kabuklu canlılar, öldükten sonra kabuklarıyla savrularak, coğrafik konumlarından dolayı dünyanın belli bölgelerinde kıyıya vurarak orada kalıyor ve bu inanılmaz görüntü ortaya çıkıyor.
Volkanik kayalar ve
geniş demir yatakları okyanusun kemirme gücüyle birleşince, kırmızı kum
sahilleri doğuyor. Dünyada başlı başına 3 büyük kırmızı kum sahili var, Kokkini
- Yunanistan, Kaihalulu - Hawai, ve Rabida - Galapagos Adaları.
Turuncu Kum Sahilleri
Demir oranının yüksek
olduğu, volkanik kayaların rengini bastırdığı yerlerde, yani Malta Adasının
Ramla Körfezi'nde, bu parlak turuncu göz alıcı sahil ortaya çıkıyor.
Cam Sahili
Fort Bragg, Kaliforniya'da bulunan bu inanılmaz sahil, yakındaki bir şehir merkezinin "çöp yığını" olarak kullanılırken, 60'larda şehir merkezi, bu çöp alanını kapattı ve birkaç restorasyon projesi ve çevre temizleme programıyla parlak camlardan mükemmel bir plaj oluşturdular.
Yeşil Kum Sahilleri
Yine nadir bulunan kum
renklerinden ; dünyada sadece 2 tane demek doğru olur. Hawai'deki Papakolea
sahili ve Guam'daki Talofofo sahili. Bu sahiller sıradışı renklerini magnezyum
ve demir içeren Olivin kristallerinden alıyor. Olivinler genelde denizaltı
volkanlarının bazalt yatakları sayesinde oluşuyor.
Mavi Kum Sahilleri
Maldivler boyunca uzanan yakamoz'un ta kendisidir. Suya asılı yaşayan deniz canlıları geceleri yakamozla birlikte parlayarak bu inanılmaz manzarayı karşımıza çıkarıyor.
Geometrik Kaya Sahilleri
Irlanda'da Giants Causeway' sahilinde bulunan bu koca kayalar, lavaların katılaşması sonucu oluşmuş, antik bazalt taşlarıyla karşımıza çıkıyor.
Mor Kum
Sahilleri
Kaliforniya'nın Pfeiffer Sahili'nde bulunan bu egzotik renkli mor kumlar manganez-lal taşı granüllerinden aşınarak tüm bölgeye yayılmış ve bu enfes görüntüyü bize sunuyor.
Siyah Kum
Sahilleri
Aşınmış lavlar ve volkanik kayaların oluşturduğu bu siyah kumlar konsantre siyah renkleriyle, oldukça ilgi çekici.
Mağara Sahilleri
Aşındırma gücünü ve varolan sonsuz zamanı arkasına alan doğa, bazı mağaralara, denizi sarıp sarmalama şansını vermiş. Mağaraları gezerken bir de bakıyorsunuz, içeride kocaman bir dünya, kocaman bir sahil... Ne kadar ilginç değil mi?Orhan Kemal (15 Eylül 1914-2 Haziran 1970), toplumcu gerçekçi, Türk romancısı ve oyun yazarıdır. 15 Eylül 1914'te Adana'nın Ceyhan ilçesinde dünyaya gelen Orhan Kemal roman, hikâye, oyun, şiir gibi farklı tarzlarda birçok esere imza atmış olsa da daha çok romancılık yönü ile tanınmıştır.
Eserleri
Orhan Kemal, yoksul kesimin, işçilerin,
öğrencilerin, "kerhanedeki adamın" yaşamını anlatan öykü ve romanlar
yazmış ve insan-toplum ilişkilerini gerçekçi bir dille yansıtmıştır. 27 roman,
19'u öykü kitabı ile anı, inceleme, oyun, röportaj türünde kitaplar
bırakmıştır.
Öyküleri
Duygu (1948) Menevşe
(1948) Ekmek Kavgası (1949) Pezevenkler (1950)
Sarhoşlar (1951)
Çamaşırcının Kızı (1952) 72.
Koğuş (1954) Grev (1954)
Arka Sokak (1956)
Kardeş Payı (1957) Babil Kulesi
(1957) Dünya'da Harp Vardı (1963)
Mahalle Kavgası (1963) İşsiz (1966)
Önce Ekmek (1968) Küçükler ve
Büyükler (1971, ölümünden sonra)
Öykülerinden yapılan derlemeler Bilgi Yayınevi'nce
beş cilt olarak yayınlandı:
Yağmur Yüklü Bulutlar (1974) Kırmızı Küpeler (1974) Oyuncu Kadın (1975) Grev (1975)
Serseri Milyoner/İki Damla Gözyaşı (1976) Arslan Tomson (1976- ö.s) İnci’nin Maceraları (1979 - ö.s)
Romanları
Baba Evi (1949)
Avare Yıllar (1950) Murtaza
(1952) Cemile (1952) Bereketli Topraklar Üzerinde (1954)
Suçlu (1957) Devlet
Kuşu (1958) Vukuat Var (1958) Dünya Evi (1958) Gavurun Kızı (1959)
Küçücük (1960)
El Kızı (1960) Hanımın Çiftliği
(1961) Eskici ve Oğulları (1962- Eskici
dükkânı adıyla 1970)
Gurbet Kuşları (1962) Sokakların Çocuğu (1963) Kanlı Topraklar (1963) Bir Filiz Vardı (1965)
Müfettişler Müfettişi (1966) Yalancı Dünya (1966) Evlerden Biri (1966) Arkadaş Islıkları (1968) Sokaklardan Bir Kız (1968) Üç Kağıtçı (1969) Kötü Yol (1969) Kaçak (1970-ö.s.)
Tersine Dünya (1986-ö.s) Dünya Dönüyor (1953) Neden Böyle (1956) Uçurum (2014)
Oyun
İspinozlar (1965)
72. Koğuş (1967) Murtaza (1969) Eskici Dükkânı (1972) Kardeş Payı (1968)
Yazar: Elif Seçkin
1-Sınava karşı kendinizi motive etmek,
2-Eğer
olumsuz düşünceleriniz varsa kendinizi fazla zorlamayacak şekilde spor yapmak,
3-En
az 6 ila 7 saatlik bir uyku çekmek,
4-Sevdiğiniz
insanlarla vakit geçirmek,
5-Sevdiğiniz
hobileri yapmak.
1-Son
ana kadar ders çalışılmamalı 2,3 gün önceden bırakılmalı.
2-Sınav
yerine mümkünse önceden bakılmalı.
3-Sınav
esnasında kullanılacak eşyalar 1 gün önceden hazırlanmalı.
4-Dar
ve hava almayan kıyafetler yerine pamuklu kıyafetler seçilmeli.
Ders
çalışma tavsiyeleri:
1-Bir
dersten sıkılırsanız o an sizin ruh halinize en yakın gelen derse
çalışmalısınız.
2-Derslere
göre belirli bir süre içinde soru çözümü yapılmalı.
3-Dikkatinizi
dağıtan nesneleri çalışma ortamınızdan uzaklaştırın.
4-Mutlaka
masa başında bir sandalyeye oturarak çalışılmalı bu verimi arttırır.
5-Dikkatinizin
dağılmasına izin vermeyin.
6-Test
çözerken çıkan yanlışlar moral bozabilir böyle bir durumda tekrar yapın.
7-İnternet değil de kitaplardan araştırarak bilgiye ulaşın araştırılarak elde edilen bilgi daha kalıcı olur.
8-Herkesin anlama yöntemi farklıdır görsel, işitsel vb. Kendinize en uygun gelen yöntemle derslerinize tekrar yapın.
Yazar: Gönül Su Çakır
Arı, zar kanatlılar takımına ait Apoidea familyasını oluşturan tüm böcek türlerine verilen isimdir. Zar kanatlıların özelliği; içinde enine ve boyuna damarcıklar bulunan ve iki çift saydam zar şeklinde kanatlarının olmasıdır. Arıların vücudu baş, göğüs ve karın olmak üzere üç kısımdan meydana gelir. Vücutları yumuşak yapıdaki yoğun bir kıl örtüsüyle kaplıdır. Kılların rengi türe göre değişkendir.
Bal
Arıları
Bir bal arısı kolonisi yıllık 15–75 kg polen
tüketir. Ayrıca günlük yaşamlarını sürdürmek adına 1 kg bal üretmek için 8 kg
bal tüketirler. Ayrıca günlük 200 gram suya ihtiyaç duyabilirler. Bal arıları
aslında böcek yiyen bir familyanın alt üyesidirler ve artık böcek yemeyi
bırakmışlardır. Aynı familya içerisinde diğer arı çeşitleri yaban arısı, eşek
arısı, marangoz arı, bombus gibi türler de bulunur. Bal arısı ana arı, erkek
arılar ve işçi arılardan oluşur. Yavruları ana arı yapar. Döllenmiş
yumurtalardan işçi ve Ana arılar, döllenmemiş yumurtalardan erkek arılar
meydana gelir. Ana arı ile işçi arı arasındaki farkı larva döneminde yapılan
beslenme oluşturur.
Bal
Arısında Morfolojik Yapı
Baş;
Başta gözler, duyargalar ve beslenme organları bulunur. Başta bir çift duyarga
bulunmaktadır. Bunlar koku, tat ve dokunma hissetme duyularını sağlarlar.
Duyargalar içerisinde bulunan sinir uçları sayesinde duyularına ek olarak
rüzgâr hızını ve hava sıcaklığını da algılayabilmektedirler. Arıların
duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.
Göğüs:
Göğüs arının hareket merkezidir. Dört adet yapıdan meydana gelmiştir, bunların
üzerinde üç çift bacak ve iki çift kanat bulunmaktadır. Arının orta bacakları
üzerinde polen fırçası denilen sert tüyler bulunur. Bunlar çiçeklerde bulunan
polenin göğüsten ve ön bacaklardan arka bacaklara aktarılmasını ve arka
bacaklarda bulunan polen sepetine toplanmasını sağlar. Bu polen sepetçikleri
polenin kovana taşınması görevini görmektedir. Kanatlar kitinleşmiş damarlarla desteklenmiş
çok ince zar şeklindedir.
Karın
(Abdomen): Karın ergin arıda 9 segmentten oluşur ve mide,
bağırsak ve üreme organları gibi iç organlarla balmumu bezleri ve iğne bulunur.
Segmentlerde bulunan sağlı-sollu bir çift mum salgı bezi (balmumu aynası) işçi
arıların balmumu yapma döneminde kalınlaşarak mum salgılama yeteneğini kazanmaktadırlar.
Ayaklar yardımıyla ağza götürülen balmumu pulcukları orada yumuşatılarak
yoğrulmakta ve böylece petek gözlerinin yapımında kullanılmaktadır. Mum örme
dönemini tamamlayan işçi arılarda mum salgı bezleri tahrip olur ve birer sıra
hücre tabakasına dönüşür.
Polen Alan Arı
Arının Kanatları
Uçan Bir Arı
Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, her yıl 19
Mayıs tarihinde kutlanan, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti'nin resmî bayramıdır. 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk
Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkmıştır ve bugün İtilaf Devletleri'nin işgaline
karşı Türk Kurtuluş Savaşı'nın başladığı gün kabul edilir. Atatürk bu bayramı
Türk gençliğine armağan etmiştir.
Tarihte
19 Mayıs
Osmanlı Devleti çeşitli sebepler sonucu itilaf
devletlerine karşı bir savaşın içindedir. Bu savaş sonucu Osmanlı Devleti’nin çoğu
toprağı bölünmüş, işgal edilmiştir. Katıldığı savaşlarda aldığı zaferlerle
halkın sevgiyle büyük ün kazanan Mustafa Kemal Paşa, padişah Vahdettin tarafından ordu
müfettişi olarak görevlendirilmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın asıl amacı ordu
müfettişi olarak görev yapmak değil, Anadolu’ya geçerek orada vatansever
arkadaşlarıyla birlikte Milli Mücadele’yi başlatmaktır. Mustafa Kemal Paşa da bu
amaçla, beraberindeki kişilerle beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra
“Bandırma” adındaki bir vapurla Galata rıhtımından ayrılır. Mustafa Kemal Paşa,
İstanbul’dan başlayan ve Samsun’da sona eren yolculuk esnasında görevli bir
askerdir ve Samsun’a ayak bastığı günden birkaç gün sonra asker değil, sivil
olarak hareket eder. Çünkü, vatanı için çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa eder. Mustafa Kemal Paşa Samsun'a geldiğinde tahmin ettiğinden de vahim bir
durumla karşılaşır. Samsun’da İngiliz işgal kuvvetleri vardır ve halk kendisini
koruyamayacak bir durumdadır. Bu durumu gören Mustafa Kemal Paşa bu durumdan büyük
üzüntü duymuştur. Mustafa Kemal Paşa, çok uzun ve zor bir mücadeleye başlamış, arkadaşları
ile birlikte önce Amasya’ya giderek Amasya Genelgesi’ni yayınlamıştır ve işgale
karşı koyulacağını ilan etmiştir. Daha sonra Erzurum ve Sivas kongrelerini
toplayarak yurdun çeşitli bölgelerinden temsilcilerle birlikte ‘Ya İstiklal Ya
Ölüm’ kararını bütün dünyaya haykırmıştır. Çok uzun ve zor bir süreç olan
Kurtuluş Mücadelesi 30 Ağustos 1922’de kazanılan Başkomutanlık Meydan Savaşı
ile zaferle sonuçlanmıştır.
Atatürk’ün çıktığı bu yolculuk
Türk Milleti için bir dönüm noktası olmuştur ve kurtuluşun başlangıcıdır. Millî
Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs
1919 tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etmiştir.












































