Hazırlayan: Güven Efe İntepe

 


 İsviçre Hakkında Genel Bilgiler:

Resmi Ad: İsviçre Konfederasyonu


Yönetim Biçimi: Yönetim biçimi Federal Cumhuriyettir. İsviçre'de toplam 26 kanton bulunmaktadır. Bu kantonların tamamı İsviçre Federasyonu'nu oluşturmuştur.




Bağımsızlık Tarihi: 1 Ağustos 1291 (Konfederasyonun kuruluşu)



Şehirler: Başkenti Bern'dir, en önemli şehirleri Lozan, Zürih ve Cenevre'dir. Lozan'da 1923'te imzalanan "Lozan Antlaşması" ile Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri atılmıştır.



Yüzölçümü: 41.285 km2



Nüfusu: 8,5 milyon (2019)



Nüfusun Etnik Dağılımı: %64 Alman, %23 Fransız, %8 İtalyan, %5 diğer



İklimi: Genel itibarıyla ılıman iklim hâkim olmakla birlikte, bölgeler arasında farklılıklar mevcuttur. Güneyde Akdeniz iklimi, doğu kesimlerde karasal iklim, batıda ise Atlantik iklimi görülmektedir. Kayak merkezleri nedeniyle kış turistlerinin ilgisini çekmektedir.



Coğrafi Konumu: Bir Orta Avrupa ülkesi olan İsviçre’nin doğusunda Avusturya, batısında Fransa, kuzeyinde Almanya ve güneyinde İtalya bulunur.



Komşuları: İtalya (698 km), Fransa (525 km), Almanya (348 km), Avusturya (158 km), Lihtenştayn (41 km)...



Dil: Almanca, Fransızca, İtalyanca, İngilizce. İsviçre’de konuşulan Almanca diyalekt grubuna genel olarak İsviçre Almancası denir. Ancak yazılı iletişimde ve radyo-televizyon yayıncılığında standart Yüksek Almanca kullanılır. Benzer şekilde İsviçre’nin diğer bölgelerinde de İsviçre Fransızcası ve Ticino diyalekti kullanılır. Ayrıca resmî diller (Almanca, Fransızca ve İtalyanca) diğer dillerden İsviçre dışında anlaşılmayan bazı terimleri ve diğer dillerdekine benzer kelime kullanımlarını ödünç almıştır. Her İsviçrelinin okulda kendi anadilinden başka İsviçre’nin resmî dillerinden birini öğrenmesi zorunludur. Bu nedenle İsviçrelilerin çoğu en azından iki dil bilir.


Din: %66 Hristiyan, %26 dinsiz, %6 Müslüman, %3 diğer... İsviçre’de ülke çapında bir devlet dini olmasa da Cenevre ve Neuchâtel kantonlarının dışındaki tüm kantonlarda vergilendirme yoluyla Roma Katolik, Eski Katolik ya da İsviçre Reform Kiliseleri desteklenir.


Para Birimi: İsviçre Frangı



İsviçre'de Kültür ve Gelenekler: Gelenekler İsviçre kültürünün görünmeyen fakat çok katmanlı yapısının bir parçasıdır. Gelenekler halk kültürünün bir parçası olarak oldukça dağınık yerel ve bölgesel bir görünüm arz ederler. Ancak Karnavallar, Paskalya ve Noel kutlamaları gibi bazı durumlarda bu aşırı yerelliği aşarlar. Basel Karnvalı ve Luzern Karnavalı gibi karnavallarda müzik, dans ve çeşitli halk şiirleri çok çeşitli biçimlerde sergilenir.


İsviçre Mutfağı: İsviçre mutfağı çok yönlüdür. Fondü, raklet veya rösti gibi bazı yemekler ülke genelinde kullanılsa da, her bölgenin, yörenin iklimine ve kültürel farklılıklarına göre değişik türleri gelişmiştir. Geleneksel İsviçre mutfağı diğer Avrupa ülkelerinin mutfaklarına da benzer, Gruyeres ve Emmental vadilerinde tamamen yöresel olan süt ürünleri peynirler bulunur. Bu tür mutfak ürünleri İsviçre'nin batısında oldukça fazla türde bulunur. 


Çikolata, 18. yüzyıldan beri İsviçre'de üretilir. 19. yüzyılın sonlarında temperleme gibi birçok teknolojik tekniğin gelişmesi ile İsviçre çikolatasının kalitesi arttı ve dünya çapında oldukça büyük bir ün kazandı. Ayrıca Daniel Peter tarafından 1875 yılında çok büyük bir atılım yapılarak sütlü çikolatayı icat edildi. Dünya çapında İsviçre en çok çikolata tüketen ülkedir.



Bankacılık: İsviçre, tüm dünyada gelişmiş bankacılık sistemi ile tanınır. Ülkede toplam 385 banka faaliyet gösterir. Tümü uluslararası bankacılık sistemine göre çalışan bankalar, dünyanın her yerinden çok sayıda müşteriye hizmet ederler ve gizlilik ilkesini esas alırlar. Ülkedeki bankacılık faaliyetinin yüzde 50'den fazlası iki bankanın, UBS AG ve Credit Suisse'in kontrolü altındadır. İsviçre’de çok sayıda özel banka ve yabancı banka bulunur. Global ölçekli iki banka toplam varlıkların yüzde 52'sini elinde tutarken, kantonal bankalar yüzde 16'sını, yabancı bankalar ise yüzde 13'ünü ellerinde bulundururlar. Bunların dışında sadece belli bir işlem hacminin üstündeki şirketlere hizmet veren ticari bankalar da bulunur.



İsviçre'de Eğitim: İsviçre anayasası eğitim sistemi ile ilgili yetkiyi kantonlara vermiş olduğu için, eğitim sisteminde büyük bir çeşitlilik vardır. İsviçre'de hem devlet okulları hem de özel okullar bulunur ki, bunların bir kısmı yabancı özel okullardır. Tüm kantonlarda okula en küçük başlama yaşı altıdır, ancak bazı kantonlar çocukların dört veya beş yaşında ücretsiz ana sınıflarına gitmesini destekler. İlkokul, okula bağlı olarak dört, beş veya altı yıldır. Geleneksel olarak okullarda öğretilen ilk yabancı dil ülkedeki diğer resmî dillerden biridir. Ancak son yıllarda (2000) birkaç kantonda İngilizce birinci olarak öğretilen yabancı dil yapılmıştır. İlkokulun bitiminden sonra (veya ortaokula başladıklarında) öğrenciler kapasitelerine göre birkaç gruba (genellikle A, B, C olarak üç gruba) ayrılırlar. En hızlı öğrenenler daha ileri seviyedeki sınıflar ve matura için hazırlanırken diğerleri daha yavaş bir eğitimle ihtiyaçlarına en uygun mesleklere göre yönlendirilmeye çalışılırlar.


İsviçre'de Spor: Kayak, snowboarding ve dağcılık İsviçre'deki en ünlü sporlardandır, ülkenin doğası bu tür aktivitelere oldukça elverişlidir. St. Moritz'de bobsledin bulunmasıyla, kış sporları 19. yüzyılın ikinci yarısından beri yaygınlaşmaya başladı. İlk Dünya Kayak Şampiyonası 1931 yılında Mürren'de ve 1934 yılında Saint-Moritz da yapıldı. Saint-Moritz aynı zamanda 1928'deki ikinci Kış Olimpiyat Oyunları ile 1948'deki 5. Kış Olimpiyatlarına da ev sahipliği yaptı.



İsviçre'de Resmi Tatil Günleri: 

Yeni Yıl: 1 Ocak

Kutsal Cuma: 2 Nisan

Paskalya Pazartesi'si: 5 Nisan

Mayıs Günü: 3 Mayıs

Mayıs Resmi Tatili: 31 Mayıs

Ağustos Resmi Tatili: 31 Ağustos

Noel: 25 Aralık

Noel Ertesi Günü: 26 Aralık

Noel Tatili: 27 Aralık

Noel Ertesi Günü Tatili: 28 Aralık



Yazar: Elif Seçkin


 

 


 


Hazırlayan: Elif Seçkin

 


Hazırlayan: Elif Seçkin

 

Beyaz Kum Sahilleri

Araştırmalara göre beyaz kumların büyük çoğunluğu minik zerrecikler ve çoğunlukla yosunla birlikte mercan içerirken aynı zamanda bölgedeki balıkların yiyip, sindiremediği şeylerden ibaret.



Pembe Kum Sahilleri

Pembe kumlar foraminifera denen özel bir tür kırmızı-pembe kabuklu hayvanların kalıntılarından oluşuyor, öldüklerinde bu kabuklar kalıyor ve rüzgar bunları ezip, taş ve diğer kalıntılarla birleştirerek bu şahane görüntüyü ortaya çıkarıyor.


Deniz Kabuğu Sahilleri


Denizde içleri başka canlılar tarafından yenen bu kabuklu canlılar, öldükten sonra kabuklarıyla savrularak, coğrafik konumlarından dolayı dünyanın belli bölgelerinde kıyıya vurarak orada kalıyor ve bu inanılmaz görüntü ortaya çıkıyor.













Kırmızı Kum Sahilleri

Volkanik kayalar ve geniş demir yatakları okyanusun kemirme gücüyle birleşince, kırmızı kum sahilleri doğuyor. Dünyada başlı başına 3 büyük kırmızı kum sahili var, Kokkini - Yunanistan, Kaihalulu - Hawai, ve Rabida - Galapagos Adaları.














Turuncu Kum Sahilleri

Demir oranının yüksek olduğu, volkanik kayaların rengini bastırdığı yerlerde, yani Malta Adasının Ramla Körfezi'nde, bu parlak turuncu göz alıcı sahil ortaya çıkıyor.














Cam Sahili

Fort Bragg, Kaliforniya'da bulunan bu inanılmaz sahil, yakındaki bir şehir merkezinin "çöp yığını" olarak kullanılırken, 60'larda şehir merkezi, bu çöp alanını kapattı ve birkaç restorasyon projesi ve çevre temizleme programıyla parlak camlardan mükemmel bir plaj oluşturdular.











Yeşil Kum Sahilleri

Yine nadir bulunan kum renklerinden ; dünyada sadece 2 tane demek doğru olur. Hawai'deki Papakolea sahili ve Guam'daki Talofofo sahili. Bu sahiller sıradışı renklerini magnezyum ve demir içeren Olivin kristallerinden alıyor. Olivinler genelde denizaltı volkanlarının bazalt yatakları sayesinde oluşuyor.













Mavi Kum Sahilleri

Maldivler boyunca uzanan yakamoz'un ta kendisidir. Suya asılı yaşayan deniz canlıları geceleri yakamozla birlikte parlayarak bu inanılmaz manzarayı karşımıza çıkarıyor.




 






Geometrik Kaya Sahilleri

Irlanda'da Giants Causeway' sahilinde bulunan bu koca kayalar, lavaların katılaşması sonucu oluşmuş, antik bazalt taşlarıyla karşımıza çıkıyor.









Mor Kum Sahilleri

Kaliforniya'nın Pfeiffer Sahili'nde bulunan bu egzotik renkli mor kumlar manganez-lal taşı granüllerinden aşınarak tüm bölgeye yayılmış ve bu enfes görüntüyü bize sunuyor.










Siyah Kum Sahilleri

Aşınmış lavlar ve volkanik kayaların oluşturduğu bu siyah kumlar konsantre siyah renkleriyle, oldukça ilgi çekici.










Mağara Sahilleri

Aşındırma gücünü ve varolan sonsuz zamanı arkasına alan doğa, bazı mağaralara, denizi sarıp sarmalama şansını vermiş. Mağaraları gezerken bir de bakıyorsunuz, içeride kocaman bir dünya, kocaman bir sahil... Ne kadar ilginç değil mi?

 








KAYNAKÇA: https://onedio.com/haber/var-olduguna-inanamayacaginiz-12-muhtesem-sahil-turu-351369


Yazar: Elif Seçkin



Orhan Kemal (15 Eylül 1914-2 Haziran 1970), toplumcu gerçekçi, Türk romancısı ve oyun yazarıdır. 15 Eylül 1914'te Adana'nın Ceyhan ilçesinde dünyaya gelen Orhan Kemal roman, hikâye, oyun, şiir gibi farklı tarzlarda birçok esere imza atmış olsa da daha çok romancılık yönü ile tanınmıştır.

 

Eserleri

Orhan Kemal, yoksul kesimin, işçilerin, öğrencilerin, "kerhanedeki adamın" yaşamını anlatan öykü ve romanlar yazmış ve insan-toplum ilişkilerini gerçekçi bir dille yansıtmıştır. 27 roman, 19'u öykü kitabı ile anı, inceleme, oyun, röportaj türünde kitaplar bırakmıştır.

 

Öyküleri

Duygu (1948)  Menevşe (1948)  Ekmek Kavgası (1949)  Pezevenkler (1950) 

Sarhoşlar (1951)  Çamaşırcının Kızı (1952)  72. Koğuş (1954)  Grev (1954)

Arka Sokak (1956)  Kardeş Payı (1957)  Babil Kulesi (1957)  Dünya'da Harp Vardı (1963)

Mahalle Kavgası (1963)  İşsiz (1966)  Önce Ekmek (1968)  Küçükler ve Büyükler (1971, ölümünden sonra)

 

Öykülerinden yapılan derlemeler Bilgi Yayınevi'nce beş cilt olarak yayınlandı:

Yağmur Yüklü Bulutlar (1974)  Kırmızı Küpeler (1974)  Oyuncu Kadın (1975)  Grev (1975)

Serseri Milyoner/İki Damla Gözyaşı (1976)  Arslan Tomson (1976- ö.s)  İnci’nin Maceraları (1979 - ö.s) 

Romanları

Baba Evi (1949)  Avare Yıllar (1950)  Murtaza (1952)  Cemile (1952)  Bereketli Topraklar Üzerinde (1954)

Suçlu (1957)  Devlet Kuşu (1958)  Vukuat Var (1958)  Dünya Evi (1958)  Gavurun Kızı (1959)

Küçücük (1960)  El Kızı (1960)  Hanımın Çiftliği (1961)  Eskici ve Oğulları (1962- Eskici dükkânı adıyla 1970)

Gurbet Kuşları (1962)  Sokakların Çocuğu (1963)  Kanlı Topraklar (1963)  Bir Filiz Vardı (1965)

Müfettişler Müfettişi (1966)  Yalancı Dünya (1966)  Evlerden Biri (1966)  Arkadaş Islıkları (1968)  Sokaklardan Bir Kız (1968)  Üç Kağıtçı (1969)  Kötü Yol (1969)  Kaçak (1970-ö.s.)

Tersine Dünya (1986-ö.s)  Dünya Dönüyor (1953)  Neden Böyle (1956)  Uçurum (2014)

Oyun

İspinozlar (1965)  72. Koğuş (1967)  Murtaza (1969)  Eskici Dükkânı (1972)  Kardeş Payı (1968)


Yazar: Elif Seçkin




 Sınav Öncesi Yapılabilecekler:

            1-Sınava karşı kendinizi motive etmek,

2-Eğer olumsuz düşünceleriniz varsa kendinizi fazla zorlamayacak şekilde spor yapmak,

3-En az 6 ila 7 saatlik bir uyku çekmek,

      4-Sevdiğiniz insanlarla vakit geçirmek,

      5-Sevdiğiniz hobileri yapmak.

 

Sınav günü ne yapılmalı?

1-Son ana kadar ders çalışılmamalı 2,3 gün önceden bırakılmalı.

      2-Sınav yerine mümkünse önceden bakılmalı.

      3-Sınav esnasında kullanılacak eşyalar 1 gün önceden hazırlanmalı.

4-Dar ve hava almayan kıyafetler yerine pamuklu kıyafetler seçilmeli.


Ders çalışma tavsiyeleri:

      1-Bir dersten sıkılırsanız o an sizin ruh halinize en yakın gelen derse çalışmalısınız.

      2-Derslere göre belirli bir süre içinde soru çözümü yapılmalı.

      3-Dikkatinizi dağıtan nesneleri çalışma ortamınızdan uzaklaştırın.

      4-Mutlaka masa başında bir sandalyeye oturarak çalışılmalı bu verimi arttırır.

      5-Dikkatinizin dağılmasına izin vermeyin.

      6-Test çözerken çıkan yanlışlar moral bozabilir böyle bir durumda tekrar yapın.

      7-İnternet değil de kitaplardan araştırarak bilgiye ulaşın araştırılarak elde edilen bilgi daha kalıcı olur.

      8-Herkesin anlama yöntemi farklıdır görsel, işitsel vb. Kendinize en uygun gelen yöntemle derslerinize tekrar yapın.

 

Yazar: Gönül Su Çakır

 

 




 


Hazırlayan: Selin Yücel

                             Hazırlayan : Beren Topal


 


 


Arı, zar kanatlılar takımına ait Apoidea familyasını oluşturan tüm böcek türlerine verilen isimdir. Zar kanatlıların özelliği; içinde enine ve boyuna damarcıklar bulunan ve iki çift saydam zar şeklinde kanatlarının olmasıdır. Arıların vücudu baş, göğüs ve karın olmak üzere üç kısımdan meydana gelir. Vücutları yumuşak yapıdaki yoğun bir kıl örtüsüyle kaplıdır. Kılların rengi türe göre değişkendir.

Bal Arıları

Bir bal arısı kolonisi yıllık 15–75 kg polen tüketir. Ayrıca günlük yaşamlarını sürdürmek adına 1 kg bal üretmek için 8 kg bal tüketirler. Ayrıca günlük 200 gram suya ihtiyaç duyabilirler. Bal arıları aslında böcek yiyen bir familyanın alt üyesidirler ve artık böcek yemeyi bırakmışlardır. Aynı familya içerisinde diğer arı çeşitleri yaban arısı, eşek arısı, marangoz arı, bombus gibi türler de bulunur. Bal arısı ana arı, erkek arılar ve işçi arılardan oluşur. Yavruları ana arı yapar. Döllenmiş yumurtalardan işçi ve Ana arılar, döllenmemiş yumurtalardan erkek arılar meydana gelir. Ana arı ile işçi arı arasındaki farkı larva döneminde yapılan beslenme oluşturur.

Bal Arısında Morfolojik Yapı

Baş; Başta gözler, duyargalar ve beslenme organları bulunur. Başta bir çift duyarga bulunmaktadır. Bunlar koku, tat ve dokunma hissetme duyularını sağlarlar. Duyargalar içerisinde bulunan sinir uçları sayesinde duyularına ek olarak rüzgâr hızını ve hava sıcaklığını da algılayabilmektedirler. Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.

Göğüs: Göğüs arının hareket merkezidir. Dört adet yapıdan meydana gelmiştir, bunların üzerinde üç çift bacak ve iki çift kanat bulunmaktadır. Arının orta bacakları üzerinde polen fırçası denilen sert tüyler bulunur. Bunlar çiçeklerde bulunan polenin göğüsten ve ön bacaklardan arka bacaklara aktarılmasını ve arka bacaklarda bulunan polen sepetine toplanmasını sağlar. Bu polen sepetçikleri polenin kovana taşınması görevini görmektedir. Kanatlar kitinleşmiş damarlarla desteklenmiş çok ince zar şeklindedir.

Karın (Abdomen): Karın ergin arıda 9 segmentten oluşur ve mide, bağırsak ve üreme organları gibi iç organlarla balmumu bezleri ve iğne bulunur. Segmentlerde bulunan sağlı-sollu bir çift mum salgı bezi (balmumu aynası) işçi arıların balmumu yapma döneminde kalınlaşarak mum salgılama yeteneğini kazanmaktadırlar. Ayaklar yardımıyla ağza götürülen balmumu pulcukları orada yumuşatılarak yoğrulmakta ve böylece petek gözlerinin yapımında kullanılmaktadır. Mum örme dönemini tamamlayan işçi arılarda mum salgı bezleri tahrip olur ve birer sıra hücre tabakasına dönüşür.


Polen Alan Arı












Arının Kanatları










Uçan Bir Arı




Hazırlayan: Ege Sepkin








 



19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı

Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, her yıl 19 Mayıs tarihinde kutlanan, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin resmî bayramıdır. 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkmıştır ve bugün İtilaf Devletleri'nin işgaline karşı Türk Kurtuluş Savaşı'nın başladığı gün kabul edilir. Atatürk bu bayramı Türk gençliğine armağan etmiştir.

 

Tarihte 19 Mayıs

Osmanlı Devleti çeşitli sebepler sonucu itilaf devletlerine karşı bir savaşın içindedir. Bu savaş sonucu Osmanlı Devleti’nin çoğu toprağı bölünmüş, işgal edilmiştir. Katıldığı savaşlarda aldığı zaferlerle halkın sevgiyle büyük ün kazanan Mustafa Kemal Paşa, padişah Vahdettin tarafından ordu müfettişi olarak görevlendirilmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın asıl amacı ordu müfettişi olarak görev yapmak değil, Anadolu’ya geçerek orada vatansever arkadaşlarıyla birlikte Milli Mücadele’yi başlatmaktır. Mustafa Kemal Paşa da bu amaçla, beraberindeki kişilerle beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra “Bandırma” adındaki bir vapurla Galata rıhtımından ayrılır. Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’dan başlayan ve Samsun’da sona eren yolculuk esnasında görevli bir askerdir ve Samsun’a ayak bastığı günden birkaç gün sonra asker değil, sivil olarak hareket eder. Çünkü, vatanı için çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa eder. Mustafa Kemal Paşa Samsun'a geldiğinde tahmin ettiğinden de vahim bir durumla karşılaşır. Samsun’da İngiliz işgal kuvvetleri vardır ve halk kendisini koruyamayacak bir durumdadır. Bu durumu gören Mustafa Kemal Paşa bu durumdan büyük üzüntü duymuştur. Mustafa Kemal Paşa, çok uzun ve zor bir mücadeleye başlamış, arkadaşları ile birlikte önce Amasya’ya giderek Amasya Genelgesi’ni yayınlamıştır ve işgale karşı koyulacağını ilan etmiştir. Daha sonra Erzurum ve Sivas kongrelerini toplayarak yurdun çeşitli bölgelerinden temsilcilerle birlikte ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ kararını bütün dünyaya haykırmıştır. Çok uzun ve zor bir süreç olan Kurtuluş Mücadelesi 30 Ağustos 1922’de kazanılan Başkomutanlık Meydan Savaşı ile zaferle sonuçlanmıştır.

Atatürk’ün çıktığı bu yolculuk Türk Milleti için bir dönüm noktası olmuştur ve kurtuluşun başlangıcıdır. Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etmiştir.

 

Gençler! Cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz...


Yazar: Elif Seçkin 



 

Fatih Sultan Mehmet Kimdir: Türk İmparatoru II. Mehmed  30 Mart 1432’de doğmuş ve 3 Mayıs 1481’de ölmüştür, Osmanlı İmparatorluğu’nun yedinci padişahıdır. 



Fatih Sultan Mehmet 1444-46 yılları arasında kısa bir dönem, daha sonra 1451’den 1481 yılında ölümüne kadar 30 yıl boyunca hüküm sürmüştür.

21 yaşında İstanbul’u fethederek 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu’na son verdi ve bu olay birçok tarihçi tarafından Orta Çağ’ın sonu Yeni Çağ’ın başlangıcı olarak kabul edildi. Fetih’ten sonra Fethin Babası anlamına gelen “Ebû’l-Feth” Osmanlı Türkçesi ile daha sonraki dönemlerde ise “Çağ Açan Hükümdar” ve “Kayser-i Rûm” unvanları ile anıldı.

Fatih, İslam Peygamberi Muhammed’in bir hadisine nâil olduğ
u için günümüzde Türkiye ve İslam dünyasının geniş bir kesiminde “kahraman” olarak kabul edilmektedir.

Fatih Sultan Mehmed’in Fetihleri:

İstanbul (1453).                                                          

 Amasra (1459)

 Sinop (1460)

Trabzon (1461)

 Konya, Karaman (1466)

 Doğu Anadolu (1473 Otlukbeli Savaşı)

 Belgrad hariç Sırbistan (1459)

 Mora Yarımadası (1460)

Eflak (1462)

Bosna (1463)

Hersek (1483)

 Boğdan (1476)

Arnavutluk (1478)

Fatih Sultan Mehmed’in Ölümü:

27 Nisan 1481'de ordusunu büyük bir sefer için hazırlayan ancak seferin nereye yapılacağıyla ilgili kimseciklere hiçbir şey söylemeyen Koca Hünkâr, daha 49 yaşında ve son derece sağlıklı bir insan olmasına rağmen daha seferin başında hastalanmış ve 4 Mayıs 1481'de daha ordusu Gebze dolaylarındayken hayatını kaybetmiştir.

                                                                   

    Yazar: Mehmet Poyraz Yıldırım