Herkese merhaba bugün bilmediğiniz ve burada öğreneceğiniz ilginç bilgiler paylaşacağız.




1. Bilgisayara çok uzun süre bakarsanız gözleriniz bozulmaz, sadece daha çabuk yorulur.





     2. Eğer ağlarken gözünüzden akan ilk damla sağdan  akıyorsa sevinçten ; soldan akıyorsa üzüntüden ağlıyorsunuzdur





3.Meyve sularındaki şeker koladan sadece %10 daha azdır. Hatta bazılarındaki koladan bile fazladır. 




4. Bir mavi balinanın yiyebileceği en büyük şey greyfurttur. 



5. Mickey Mouse’u  ilk Walt Disney değil, şirketin baş animasyoncusu Ub Iwerks çizmiştir. 





6.Havuç kas dokularının bozulmasını engeller, gözlerle bir alakası yoktur.




7. En iyi uyanma yolu alarm kurmak değildir, hatta aniden uyanmak iyi değildir.




8. Bal döküp yalayacağınız kadar temiz evlerde alerjik hastalıkların yayılması daha olasıdır.








Yazan: Zeynep Mina Puhaloğlu


Kaynakça:
https://goo.gl/xDyn8x
https://goo.gl/Ct9rzr
Copy short URL








En çok okunan ve ilk paylaştığımız yazımız eğitimde teknolojinin ikinci bölümüyle karşınızdayız. Her zaman söylendiği gibi artık teknoloji çağındayız, bu yüzden okullara da teknoloji hakim durumda. Bu yazımda da kodlamadan bahsedeceğim. Ama bildiğimiz gibi kodlama için kullanılan birçok araç var, ben ise Arduino’dan bahsedeceğim. Arduino daha çok ortaokul çağına uygun bir araç ve çoğu okulda kullanılıyor. Şimdi Arduino ile yapılmış projelerden bahsedeceğim.



1) Arduino Twitter Kontrollü Kahve Makinası

İOT “Nesnelerin İnterneti” günümüzde bir virüs gibi yayılmaktadır.İnternetin nesneleri olmaktan nesnelerin interneti olabilen cihazlar üretebilmek artık herkesin çabası haline geldi, daha fazla merak içinde kalmadan bu zevki evinizde yaşamaya ne dersiniz.

 Kahve makinanızı internet bağlantılı bir Arduino kart ile, ister yataktan, isterseniz de uçaktan kontrol edebiliyorsunuz. Üstelik bunu, Twitter hesabınıza bir mesaj atarak yapabiliyorsunuz. Sosyal medya bağımlısı bizler için bu proje oldukça eğlenceli olacaktır.







2) Arduino Hava Kalitesi Ölçer



Artık ülkemizde hava kalitesi ve bu kaliteden kaynaklı birçok problem oluşabilmekte sizlerde bu konuda hassas iseniz arduino ve basit komponentler ile kendi hava istasyonunuzu kurabilirsiniz.Bu projeyi çok ufak maliyetlere kurabilirsiniz. Basit bir gaz sensörü ile kontrol kartını birleşimi sayesinde havanız hep temiz kalsın.

3) Arduino ile Geleceğe Mesaj Bırakın

Sizler de tanımadığınız insanların yıllar sonra bulabileceği mesajlar bırakmak isterseniz ya da içinizi geleceğe dökmek istiyorsanız bu proje tam size göre. Basit komponent ve arduino modülleri ile geleceğe yatırım yaparak bu projeyi yapabilirsiniz. Denize bırakacağınız bu proje her ne kadar eğlenceli olsa da ne olacağını aslında siz bile bilmiyorsunuz. Projenin de aslında amacı bu, kendi elektriğini güneşten alan bir yapı ile içine bıraktığınız mesajı tanımadığınız insanlara ulaştırabilirsiniz.



4) Arduino ile Wifi Üzerinden Isı ve Nem Değerlerini Kaydedin

İot (Nesnelerin İnterneti) projelerine giriş yapmak isteyenler için başlangıç projesi olan bu sıcaklık ve nem kayıt istasyonu. Sizi sürekli ölçüm yapmak zorunda bırakmadan kendisi kayıt yapan bir sistem oluşturmaktadır. Projede ısı ve nem değerlerini ölçmek için DHT-22 kullanılmış bu verileri wifi üzerinden yayınlayabilmek için ESP8266 modulü kullanılmıştır. 

Projenin güzel tarafı ise bu veriler bir server kayda kayıt sistemi kurmadan bulut bir sunucuda ücretsiz olarak api üzerinden kayıt altında tutabilmektesiniz.




5) Mutlu Bitkiler

Artık teknoloji evimizin her yerinde, bu projede çiçeklerimizin topraklarının ne kadar ıslak olduğunu ölçerek onları daha sağlıklı bir şekilde büyütebiliriz. Bu projeye özellikle de annelerimiz çok sevinecektir.



Şimdilik bu kadar, bir sonraki bölüm yakında!        


Yazan: Zeynep Ada Demirel


                               



Merhabalar,
Bugün sizlere BK Social Media Club olarak dans türlerini araştırdık bakalım bunlar nelermiş.

1-MODERN DANS


Modern Dans Nedir? dendiğinde en kısa ve net cevabı; 20. yy.’ın ilk başlarında balenin değişmez kurallarına tepki şeklinde gelişen bir dans türüdür. Bu dans, hemen her tür müziğe uydurulabilmektedir. Yeni hareket stilleri yaratmak için diğer dans hareketleriyle birleştirilebilmektedir. Modern dansta amaç, vücudun doğal duruşundan yararlanabilmektir. 2. Dünya savaşının başlarıyla beraber yapılmaya başlanmıştır. O zamanlar sadece bir dans çeşidi olarak görülen modern dans şimdi  dinlendiricidir ve her müzik türüne ayak uydurabilmektedir.



2-SALSA


Birçok popüler müzikte olduğu gibi salsa da, Afrika’nın yeni dünyanın kozmopolit kültürüyle buluşmasından ortaya çıkmıştır. Salsa dansının 1930 ya da 1940’larda Küba’da başladığı söyleniyor. Aslında tartışma sayfalarına baktığınızda, Portoriko’lular ve Kübalılar arasında, kendilerine ait olduğuna dair derin tartışmalar vardır. Hatta Afrikalılar da bu dansı sahiplenme konusunda bir hayli iddialılar.
Evet, Latin dans müziğinin temellerini Küba kurduysa da değişik içeriklerle bu dansın transformasyonu Karayipler dışında, New York ve Miami sokaklarında gerçekleşmiştir. Kimler buldu? Kübalılar mı, yoksa Porto Rikolular mı? Gerçekte salsa birçok Latin ve Afro-Caribbean türlerinin birleşimidir. Her biri, gelişiminde önemli rol oynamışlardır.
“Salsa” terimi New York’da doğdu fakat dansı değil. Değişik ülkelerin değişik müziklerine verilen ortak bir lakap olarak popülaritesini kazandı.

3-TANGO



Tango dansı, 19.yy’ın sonlarına doğru Buenos Aires ve Montevideo dolaylarında başladı. Tango kelimesi dans ile bağlantılı olarak 1890’larda kullanılmaya başlandı. İlk başlarda bu bölgede yapılan danslardan sadece bir tanesiyken, kısa zamanda popüler olarak sahnelerde, sokaklarda yerini aldı ve kentin kenar mahallelerinde binlerce Avrupalı göçmenin bulunduğu varoşlara kadar yayıldı.
1929’da dünya da yaşanan ekonomik buhran ve sonrası krizlerle Tango, anavatanında büyük düşüşe geçmiştir. 1950’lerde Başkan Juan Peron bu dalı milli değer haline getirmiş ve tekrar hareketlendirmiştir. Altın yıllarını yaşatmıştır. Ardından gelen hükümetin yaşattığı dikta rejimi ile Tango dansının yasaklanması ve rock’n roll çılgınlığının öne çıkması ile tekrar unutulmaya yüz tutmuştur. Bu dönemde küçük kulüplerde yaşamını sürdürüp 1980’lerde dünya çapında canlanarak hayata dönmüştür.
4-BACHATA

Dominik Cumhuriyeti’nden çıkan bir dans olan Bachata dansı, yerli dilinde “acılı aşk şarkısı” anlamına gelmektedir. 4/4’lük ritimle yapılan romantik ve samimi hareketler içerir ve yoksul, dışlanmış kültürün dansı olarak kabul edildiği için insanların arasındaki duygusal bağın göstergesidir. Bolero ve merengue hareketlerini de bünyesinde barındırır ve ezgiler gitarla çalınır.
Bachata, başlardaki yavaş ritmine karşın günümüzdeki melodisi daha hareketli olmuştur. Ayrıca bu tarz müziğe de adını vermiştir. 1960’da Luis Guerra‘nın 1982 yılında bir Bacheleta albümüyle Grammy Ödülü almasıyla popülerlik kazanmıştır. Daha sonra 1999’da Frank Reyes’in “Ajena”yla ve Luis Miguel del Amargue’nin “Te echo de menos” adlı parçasıyla birlikte yaygınlaşmıştır. Salonlarda salsa ve merengue dışında ilgi odağı olmayı başarmıştır.

5-ORYANTAL


Bilinen en eski danslardan biri olan Oryantal dansının tarihi İslamiyet öncesi yıllara dayanmaktadır. Orijini, antik dönemin doğurganlık, bereket kültünde yatar. Tüm antik uygarlıklarda bereketi sembolize eden tanrıçalar görülür. Örneğin, Isis, Ashtıreth, Ishtar, Hathor, Afrodit, Venüs ve Ceres gibi… Yalınayak yapılması gelenek haline gelmiştir. Bu dansçının toprak ana ile olan direkt bağlantısının kesilmemesi mantığına dayanmaktadır.


6-HİPHOP


Hiphop dansı, 1970’li yıllarda Amerika’da zenciler tarafından oluşturulmuş olan hip hop kültürünün en önemli bileşenini teşkil etmektedir. Bu kültürün doğmasına ve gelişmesine etki eden önemli müzik türleri funk, blues, jazz ve soul gibi müzik türleridir.
Hip hop dansı geliştiği dönemde bir alt kültüre, azınlığa, zencilere ait sokak dansı niteliğinde idi. Bu nedenle, bir anlamda isyanın, başkaldırının görsel ve estetik ifadesi niteliğinde oluşmuştur. Figürler bu doğrultuda hızlı hareketlerden oluşmaktadır. İçinde akrobatik boyutta figürlerde yer almaktadır. Büyük bir kısmı yerle ellerin, kolların ve hatta başın teması ile gerçekleşmektedir.
Müziği ise rap ağırlıklıdır. Gerek hip hop, gerek rap müzik bir eleştirinin, isyanın yoğun ifadesi olarak doğmuş, bu tarz duyguların en etkili sergilenme şeklini teşkil etmişlerdir. Zaman içinde hip hop dansı da, rap müzikte tüm dünyaca kabul edilmişler, her kesimce benimsenmiş ve sevilmişlerdir. Ancak, temellerinde yatan bu isyan, dansın hareketli, hızlı ve zaman zaman akrobatik figürlerinde, müziğin sert ritimlerinde kendini belli etmeye devam etmiştir.

Kaynakça:

Yazar:

Rüya Bektaş

  Sınavlar her öğrencinin kâbusu ve asla sevemedikleri şeylerden biridir. Bu öğrenciler ise gerçekten hayatta pes etmişler ve sınav sorularına mantıklı buldukları cevapları yazmışlar:


1. 

 2. 
 3. 
 4.

 5.
 6. 

 7.

8. 

9.

10. 






Hazırlayan: ZEYNEP ADA DEMIREL






1) Su aygırının sütü pembe renklidir.






2) Karıncalar uyumaz.




3) Kıta isimlerinin hepsi aynı harfle başlayıp aynı harfle biter.



4) Atlar bir ay kadar hiç yorulmadan ayakta durabilirler.





5) Hiçbir kağıt parçası yedi defadan fazla katlanamaz





6) Kangurular ger geri yürüyemez.


       

7) Kağıt para kağıttan değil pamuktan yapılır




8) Su samurları el ele tutuşarak uyuyorlar.

                                             

 9) Plüton keşfedildiği tarihten itibaren bir kez bile güneşin etrafında tam tur dönmemiştir. Bu yüzden artık bir gezegen olarak kabul edilmiyor.



10) Gökyüzündeki yıldız sayısı dünya üzerindeki tüm plajlardaki kum tanesi sayısından fazladır.

                                                           
11) İnsan DNA'sı %50 oranında muz DNA'sı ile aynıdır.







12) Mavi balinaların kalbi o kadar büyüktür ki bir insan atardamarları içerisinde rahatlıkla yüzebilir.





13) Dünyada yaşayan tüm insanları oluşturan atomlardaki boşluklar çıkarılırsa tüm dünya nüfusu bir elmaya sığabilir.









14) Dünyanın en uzun süren trafik sıkışıklığı 12 gün sürdü, 100 km kuyruk oluştu ve araçlar günde 1 kilometre ilerleyebildiler.






15) Ortalama bir insan, ömrü boyunca dünyanın çevresini yaklaşık üç defa dolaşacak kadar yürür.







YAZAR: ÖZGÜN ARSLANTÜRK ve ELİF CEREN ÖZBAKAN




Kaynakça: