Elinizde 8 adet altın bilezik ve eşit kollu terazi var.
Bu altın bileziklerden 1 tanesi diğerleriden biraz daha ağır. Fakat ağırlığı elinize aldığınızda anlaşılmıyor.
Eşit kollu terazi ile sadece 2 defa tartarak ağırlığı fazla olan bileziği nasıl bulabiliriz?
Cevaplar için yorum yapmayı unutmayınız. Bol şans! 👏
FİLM: Karanlık Zihinler
Yayın tarihi: 2 Ağustos 2018
Yönetmeni: Jennifer Yuh Nelson
Yapım şirketi: 21 Laps Entertainment
Film müziğinin bestecisi: Benjamin Wallfisch
Yapımcılar: Shawn Levy, Dan Levine
Özet: Karanlık Zihinler, milyonlarca insanın ölümüne neden olan salgından kurtulmayı başaran bir grup gencin hikayesini konu ediyor. Amerika'daki bütün gençleri öldüren korkunç vebada hayatta kalmayı başaran Ruby Dale, özel güçlere sahiptir. Kendisi gibi diğer hayatta kalanlar da değişik güçlere sahiplerdir ve sadece renklerle tanımlanırlar; yeşiller (ileri zeka), maviler (telekinezi), sarılar (elektriği kontrol edebilme), turuncular (zihin kontrol) ve kırmızılar (ateşi kontrol edebilme). Ruby ise "turuncu" türünün çok güçlü bir üyesidir. Ruby ve arkadaşları, gönderildikleri korkutucu devlet tesisi Thurmond'dan kaçtıklarında hayat bambaşka bir hal alır. East River'daki güvenli bölgeye ulaşmaya çalışan grup, yetişkinlerin gençlere savaş açtığı bu dünyada yalnızca kaçmanın yeterli olmadığını fark etmeye başlarlar.
Alexandra Bracken'ın gençlik roman serisinden beyaz perdeye uyarlanan "Karanlık Zihinler"in başrolünü Açlık Oyunları serisinin genç Rue'su olarak ünlenen Amandla Stenberg üstlenirken, kadroda geçtiğimiz sene “This Is Us” ile Altın Küre adaylığı elde eden Mandy Moore, “Trust” dizisinde izlediğimiz Harris Dickinson, “The West Wing” ile 3 kez Altın Küre’ye aday gösterilen Bradley Whitford, Wallace Langham, Golden Brooks, Mark O'Brien, Patrick Gibson ve “Game of Thrones”un Brienne’i Gwendoline Christie yer alıyor.
Oyuncuları:
oAmandla Stenberg ( Ruby Daly )
oHarris Dickinson (Liam)
oMiya Cech (Zu)
oSkylan Brooks (Chubs)
Yorumumuz: Filmi çok beğendik , her dakikası çok heyecanlıydı ama sonu daha güzel bitebilirdi.
ŞARKI:
Sanatçı: Yüzyüzeyken Konuşuruz
Ulaşabileceğiniz Siteler : Spotify , YouTube,Deezer, YouTube Music
Albüm: Akustik Travma
Çıkış tarihi: 2018
Tür: Alternatif/Bağımsız müzik
Şarkının Sözleri:
Düşünme artık bunları bak oldu bitti
Kaderimde varmış de geç bak bitti gitti
Dayanmak kolaysa bırak onlar da yansın
Sen neredesin kim nerede, orada kalsın
Of, bir gitsem de kurtulsam
Duracaksam da bir sen durdursan
Bir gitsem de kurtulsam
Duracaksam da bir sen durdursan
Gel vur beni unutursam
Gel vur beni unutursam
İnsanlıktan çıkmıştın yolundan sapmıştın
Tecrübeyle sabitti ama ders almamıştın
Gençliğin ziyan oldu karanlığa karıştın
Hatalar yapmak için yaratılmıştın
Of, bir gitsem de kurtulsam
Duracaksam da bir sen durdursan
Bir gitsem de kurtulsam
Duracaksam da bir sen durdursan
Gel vur beni unutursam
Gel vur beni unutursam
Gel vur beni unutursam
Gel vur beni
Yorumumuz: Biz bu şarkıyı çok severek dinliyoruz , Yüzyüzeyken Konuşuruz grubunun çok sevdiğimiz şarkılarından biri , sizede dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz.
Kitap: Hayvan Çiftliği
İlk Yayınlanma Tarihi: 17 Ağustos 1945
Yazarı: George Orwell
Ülke: Birleşik Krallık
Sayfa sayısı: 112
Türler: Alegori, Roman, Hiciv, Çalışma Kılavuzu, Siyasi Hiciv, Anahtarlı Roman, Distopik Kurgu
Yorumumuz: Biz bu kitabı çok beğenerek okuduk konusu çok güzeldi sizlere de öneririz.
Fiyat: 9-15 TL arası değişmektedir
Yazar: Beren Topal, Selin Yücel
Kaynakça: vikipedia.com
Cahit Arf, dünya çapında ünlü bir matematikçi ve fizikçidir. Henüz iki yaşında iken, Selanik’in Balkan Savaşı sırasında Yunan ordusunun denetimine girmesi üzerine, ailesi İstanbul’a yerleşti. İstanbul'da dört yaşındayken okula başladı. 1919’da dokuz yaşında iken ailesi ile birlikte Ankara'ya taşındı. Aile buradan ayrılarak, yine kısa bir zaman için İstanbul’a döndü ve daha sonra İzmir’e yerleştiler. Cahit Arf’ın matematiğe ilgisi İzmir yıllarında başladı. Daha ilkokuldayken, Pisagor teoreminin geometrik ispatını anlamıştı. İspatta çizilen şekil eşeğin kulaklarına benzetildiği için, eskiler bu teoreme “Eşek Teoremi” de derlerdi. Cahit Arf’in, İzmir'deki öğrenimi sırasında, Öklid geometrisinden sorular çözmeye matematik öğretmeni tarafından teşvik edildiği bilinmektedir.
1926 yılında, ailesi, Fransa'da iyi bir eğitim almasının daha uygun bir seçenek olduğuna karar verdi. Böylece, Cahit Arf lise öğrenimi için 1926’da Fransa’ya gönderildi. Fransa'da Ecole Normale Superieure'de 1932'de tamamladığı yüksek öğreniminin ardından, Kastamonu Lisesi’ne öğretmen olarak atanmak istedi. Ancak çevresinin yardımı ve yönlendirmesi ile bir süre Galatasaray Lisesi'nde matematik öğretmenliği yaptıktan sonra, 1933’teki üniversiteler reformu kapsamında, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'ne doçent adayı olarak atandı.
Cahit Arf, 1937’de doktorasını yapmak için gönderildiği Almanya Göttingen Üniversitesi’nde tez hocası Hasse ile birlikte kariyerini yükseltmek için çalıştı. Bu çaba sonucunda, matematikte “Hasse-Arf Teoremi” olarak bilinen ünlü sonucu da içeren doktora çalışmasını 1938’de tamamladı. 1938 yılından Cahit Arf cebir, sayılar teorisi, elastisite teorisi, analiz, geometri ve mühendislik matematiği gibi çeşitli alanlarında yaptığı çalışmalarla matematiğe temel katkılarda bulunarak, yapısal ve kalıcı sonuçlar elde etti. Hasse’nin ısrarı ile çalışmalarına devam etmek için bir yıl daha Almanya’da kaldı ve bu sırada yine matematiğe çok önemli bir katkısı olarak “Arf Değişmezleri”ni buldu. İlk bilimsel çalışması 1939 yılında Almanya’nın ünlü bir matematik dergisi olan “Crelle Journal”de yayımlandı.
Türkiye’ye döndükten sonra 1943’te İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde profesör oldu. Cahit Arf, bir problemle uğraştığı ve karakteristiği iki olan cisimler üzerindeki kuadratik formları çok iyi bir biçimde sınıflandırdı. Bunların invariantlarini, yani değişmezlerini inşa etti. Bu invariantlar dünya literatüründe "Arf Invariantlan" olarak geçmektedir. Bu çalışması 1944 yılında “Crelle” dergisinde yayınlandı ve Cahit Arf'i dünyaya tanıttı.1955’te de ordinaryüs profesörlüğe yükseltilerek, 1962’ye kadar İstanbul Üniversitesi’nde çalıştı. 1963’te Robert Kolej'de matematik dersleri vermeye başladı. 1964 yılında Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) bilim kolu başkanı oldu. 1966’da Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek Princeton ve Kaliforniya Üniversiteleri’nde çalıştı. 1967’de Türkiye’ye döndüğünde Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu, TÜBİTAK’ın kurulmasında çok etkin rol oynadı. Gebze’deki Marmara Araştırma Merkezi’nin kuruluşunda görev aldı.
Son yıllarda da matematiğin biyoloji bilimi içindeki olası uygulamaları üzerinde çalışmalar yapmıştı. 1948’de İnönü Ödülü’nü kazandı. 1974’de TÜBİTAK Bilim Ödülü, 1980’de İTÜ ve KTÜ Onur Doktorası, 1981’de de ODTÜ Onur Doktorası’nı aldı. Genç yaşta Mainz Akademisi Muhabir Üyeliğine seçildi ve Türkiye Bilimler Akademisi Onur Üyesi oldu. Fransa 1994’te “Commandeur des Palmes Academique” ödülünü ona takdim etti. Japon asıllı Türk matematikçisi Prof. Dr. Gündüz İkeda'nın deyimiyle, “Cahit Arf, Türkiye'nin şimdiye değin sahip olduğu en yetenekli matematikçisi”dir.
10 Türk Lirası’nın arka yüzünde Ord. Prof. Dr. Cahit Arf’ın portresi yer almaktadır. Cahit Arf’ın “Arf Değişmezi”nden alınan bir kesitin yanı sıra “aritmetik diziler, abaküs, sayılar ve bilgisayar teknolojisinin temeli olan sayısal sistemi belirten ikili (Binary) sayı sistemini ifade eden rakamlar” gibi matematik ile ilgili motifler de 10 Türk Lirası’nın arka yüzünü tamamlayan unsurlardır.
Ülkemizde matematik biliminin son elli yıllık geçmişinin öncü kişisi olmanın yanı sıra, Cahit Arf’ın toplum sorunlarına ilgisi, ülkesine bağlılığı, üniversite ve genel olarak eğitim sorunlarına karşı duyarlılığıyla, çoğu kez genç meslektaşlarının görüşlerine ve deneyimlerine başvurdukları, sıkışık dönemlerde doğru bildiğinden şaşmaz kararlı kişiliğini örnek aldıkları bir "hocaların hocası" oldu. O bütün yaşamı boyunca doğru bildiğini açık açık söylemekten hiç çekinmemiştir. Alanıyla ilgili olarak birçok makale kaleme alan, içte ve dışta birçok konferanslar veren Cahit Arf 1997 yılının Aralık ayında ağır bir kalp hastalığı nedeni ile ölmüştür. Her yıl onu 26 Aralık’ta sevgi ve özlemle anıyoruz.
CAHİT ARF’ın SÖZLERİ
Matematik zaten her zaman vardı. İnsanoğIu onu buldu.
BiIim ve inanç iki ayrı unsurdur. Birleşirse devrim yapabiIirsiniz.
İşIerinizi başkaIarına yaptırmayın. Çünkü kendi istedikIeri gibi yaparIar.
Gerçekten evrenin sırrını arıyorsanız, benim yaptığım gibi sayıIara geIin. SonsuzIuk her şeyin cevabıdır. Sayı sonsuzdur.
ÇocukIuğumda benim için üç şey vardı. Matematik, tarih ve poIitika. Ama matematik zaten hepsini anIatan şeydi.
Yazar: ELİF SEÇKİN 7/B 890
KAYNAKÇA
https://www.biyografya.com/biyografi/688
https://tr.wikipedia.org/wiki/Cahit_Arf
https://www.pekguzelsozler.com/cahit-arf-sozleri
Kamboçya, resmî adıyla Kamboçya Krallığı ve bir zamanlar Khmer İmparatorluğu olarak da bilinen, Güneydoğu Asya'da yer alan bir ülke. 181,035 km² alana yayılan ülke, kuzeybatıda Tayland, kuzeydoğuda Laos, doğuda Vietnam ile komşudur. Ayrıca güneybatı kıyıları Tayland Körfezi'nde yer alır.
Eğer bir gün Kamboçya’ya giderseniz güzel yerleri ve yemekleriyle karşılaşabilirsiniz ama önce elinizde bir liste olmalıdır.
YENİLMESİ GEREKEN YEMEKLER
ANG DTRAY MEUK :
Kamboçya’nın Sihanoukville ve Kep gibi sahil kasabalarında, kıyı boyunca, küçük kömür yakma fırınlarında kalamar pişiren deniz satıcıları bulabilirsiniz. Kalamarlar limon veya balık sosu ile marine edilip şişlere geçiriliyor ve popüler Kamboçya sosuyla servis ediliyor. Ang Dtray-Meuk olarak adlandırılan bu yiyecek hemen hemen her bölgede karşılaşabileceğiniz özgün tatlardan biri.
AMOK:
Kuzeybatı Kamboçya’da ünlü olan Hindistan cevizi sütü tabanında pişirilen bir balık yemeği olan Amok, özellikle turistik bölgelerde sıklıkla tüketiliyor. Geleneksel bir yöntemle kap içine konan muz yapraklarıyla buğulandırılan balıklar sunumuyla bile iştahınızı kabartacaktır. Kamboçya mutfağının simgesi olmuş bu lezzete gezinizi tamamlamada mutlaka şans verin.
LAP KHMER :
Lap Khmer, dilimlenmiş sığır eti içeren bir çeşit salata. Limon tozu,sarımsak, fesleğen, nane ve biberle de renklenen salata envaiçeşit baharatla süslenip servis ediliyor. Kamboçya halkı genel olarak sığır etini çok az pişmiş şekilde tercih ederken restoranlarda isteğinize göre pişiriyorlar.
GEZİLECEK YERLER
ANGKOR TAPINAKLARI:
Ülkenin kuzeybatısında yer alan Siem Reap şehri ve onun 6 kilometre kuzeyinde yer alan Angkor Tapınakları Kamboçya’nın tarih turizmine sunduğu en önemli hazine.
9. ve 15. yüzyıllar arasında Güneydoğu Asya’ya hükmeden Khmer İmparatorluğu’nun başkenti Angkor (ki kelime anlamı “başkent” demek) mirasının en önemli eserlerinin yer aldığı Angkor Tapınakları imparatorluğun sebebi bilinmeyen bir şekilde sona ermesinden sonra geçtiğimiz 400 yılda yağmur ormanları içerisinde kaybolmuş. Hatta bazı kalıntılar ağaç kökleriyle sarılıp sarmalanmış.
Budizm ve Hinduizm’e adanmış tapınaklar başta olmak üzere burada yer alan tarihi yapılar doğa bilimci Fransız Henri Mouhot tarafından 1850’lerin sonunda keşfedilerek gün yüzüne çıkarılmış ve o günden beri de milyonlarca gezgin tarafından ziyaret ediliyor.
PHNOM PENH:
Bisikletler, motosikletler ve arabaların sokaklarında çılgın ve kaotik bir kalabalık oluşturduğu Phnom Penh Kamboçya gezilecek yerler listesinin mutlaka uğramanız gereken duraklarından.
Bir zamanlar Asya’nın İncisi olarak anılan şehir hızla gelişip modernleşirken tarihinden de kopamıyor.
Phnom Penh’de görebileceğiniz yerler arasında Khmer İmparatorluğu’na ışık tutan objeler, görseller ve dökümanların yer aldığı Ulusal Müze, duygusal olarak insanı son derece zorlayan Choeuhg Ek Ölüm Tarlaları ve Tuol Sleng Soykırım Müzesi ile Kraliyet Sarayı ve Silver Tapınağı mevcut.
KAMPOT ve KEP:
Nehir yatağında kurulmuş olan Kampot sömürge dönemi mimarisi, doğal güzellikleri ile gidenlerin daha uzun kalmadıkları için üzüldükleri bir bölge. Kep ise kireçtaşı mağaraları ve Khmer İmparatorluğu döneminden kalma tapınaklarıyla tanınıyor.
Fransızlar’ın yazlık olarak tercih ettiği ve terk edilmiş muhteşem bir kilisesi olan Bokor Hill Station, Phnom Chhnorh ve Phnom Sorsia Kireçtaşı Mağaraları burada görebileceğiniz güzelliklerden en önemlileri.
Yazar: Mehmet Poyraz Yıldırım
Türkiye’de birçok doğal güzellik vardır. Doğal güzelliklerimiz zaman içerisinde bazı değişimlere uğrasa da güzellikleri ile birçok kişinin ilgisini çekmiştir. Bu güzelliklerden bazılarını size tanıtmak isterim.
KAPADOKYA:
Peri bacaları ülkemizin Nevşehir ilinin Ürgüp ilçe sınırlarının içerisinde bulunmaktadır. Peri bacaları Kapadokya’yı özel bir coğrafya yapmaktadır. Jeolojik zamanlarda aktif volkanlar ile oluşan peri bacaları her yıl binlerce yerli ve yabancı turist kabul etmektedir. Kapadokya peri bacalarında çok sayıda yerleşim yeri bulunur. Yüzyıllar önce bu yapılarda pek çok medeniyet ve topluluk varlıklarını sürdürmüşlerdir. Günümüzde ise peri bacaları turizm bölgesi olmuştur. Özellikle balon turları ile birçok insanın merak ettiği ve ziyaret ettiği yerlerden birisidir.
MANAVGAT ŞELALESİ:
Batı Torosların doğu yamaçlarından doğarak Sorgun bölgesindeki boğazdan Akdeniz’e karışan ve büyük yeraltı sularından beslenen 93 km uzunluğundaki Manavgat Nehri, yaklaşık 5 metre yüksekliğindeki falezlerden dökülen Manavgat Şelalesini oluşturur. Birçok balık ve kuş türüne (alabalık, sazan, kefal, levrek, karabalık, sutavuğu, ördek, kaz, yalıçapkını, değişik türlerde balıkçıllar, martılar vb.) ev sahipliği yapan Manavgat Nehri, söğüt, çınar, kavak, dut, karacaağaç gibi birçok ağaç türü ve zengin bir bitki çeşitliliğine de sahiptir. Ayrıca, tüm bu doğal güzelliklerin içinde macera yaşamaya imkan veren nehrin, belirli etaplarında rafting ve kano gibi çeşitli doğa sporları yapılabilmektedir.
PAMUKKALE:
Pamukkale Travertenleri, kaynak sulardan ve traverten teraslı tepelerden meydana geliyor. Çökelez Dağının eteklerinde yer alan ve ovadan 100–150 metre yükseklikte uzanan bu terasta yaklaşık 6 km uzaklıkta Pamukkale’yi var eden, travertenlerin oluşumunu sağlayan termal kaynaklar yer alıyor. Travertenler Kadı Deresi yakınındaki Domuzçukuru adı verilen alandan başlayarak kuzeydeki Nekropol’ün son mezarının yanından akan Çaltık Deresine kadar uzanıyor. 50 metre yüksekliğinde yaklaşık 3 km uzunluğunda ve 250–600 metre genişliğindeki bu travertenlerin oluşumunu termal sular sağlıyor.
KELEBEKLER VADİSİ:
Muğla’nın Fethiye ilçesinden başlayıp Antalya’ya kadar uzanan yaklaşık 500 kilometre uzunluğundaki ünlü Likya Yolu üzerinde bulunan 86.000 kilometrekare alan üzerine yayılmış Kelebekler Vadisi el değmemiş eşsiz güzellikleri ile her yıl çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Kelebekler Vadisi aralarında endemik turuncu, siyah ve beyaz kaplan kelebeği de bulunan 100’den fazla kelebek türüne ev sahipliği yapıyor. Faralya mahallesinden doğan akarsu yaklaşık 50 metre yükseklikteki şelaleden akar ve Kelebekler Vadisi’nden geçerek Akdeniz’e ulaşıyor. Kelebekler Vadisi yalnızca 1 Mart ve 1 Kasım tarihleri arasında turizme açıktır. Kelebekler Vadisi’nde bulunan işletmenin bilgisi dışında vadiye ulaşım ve vadide konaklama mümkün değildir.
NEMRUT DAĞI:
Adıyaman‘ın Kahta ilçesinde konumlanan Nemrut Dağı 2150 metre yüksekliğinde. Dağın yamaçlarında, zamanın Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından, tanrılara ve atalarına minnettarlığını sunmak için inşa ettirdiği mezarı ve anıtsal heykeller bulunuyor. Bu kalıntılara Nemrut Dağı’nın büyüleyici manzarası eklenince ortaya bir şaheser çıkıyor.
ABANT GÖLÜ:
Bolu’nun 34 kilometre güneybatısında Abant Dağları üzerinde oluşmuş bir krater ve birikinti gölüdür. Park alanında yükseklikleri 1400 metreden 1700 metreye kadar birçok tepe bulunmaktadır. Abant Gölü yılın her ayında büyüleyici bir güzelliğe sahiptir. Abant, hem günübirlik gezip görmek hem de konaklamak amacıyla tercih edilen çok popüler bir tatil merkezidir. Alanı 127 hektar olan gölün denizden yüksekliği 1328 metredir. Yeraltı suları ile beslenir. Derinliği 18 metredir. Abant Gölü ve çevresinin bitki zenginliği, büyük bir açık hava rekreasyon potansiyeline sahip olması nedeniyle alanın 1196,5 hektarlık bölümü 1988 yılında “Tabiat Parkı” olarak koruma altına alınmıştır. Abant Gölü çevresi flora ve fauna bakımından çok zengindir.
MANYAS KUŞ CENNETİ:
Türkiye’nin doğal güzellikleri arasında yer alan, Balıkesir'in Bandırma ilçesinde yer alan Kuş Cenneti Milli Parkı diğer adıyla Manyas Kuş Cenneti pek çok kişinin ziyaretine açık olan bir yerdir. 1959 yılında milli park ilan edilmiştir. Yüz ölçümü 24.047 hektardır. İlk önce orman rejimi içerisine alınmış daha sonra milli park statüsü verilmiştir. Yaklaşık 3 metre derinliğine sahip göl, sığ bir yapıda olmasının yanı sıra tatlı su gölüdür. Suyun sürekli bulanık olma özelliği koloidal kil içermesinden kaynaklanmaktadır. Dipte yaşayan canlılar için müsait bir ortam oluşturması, yaban yaşamın gelişmesine olanak sağlamıştır. Manyas denince akla ilk gelen kuş cenneti, sulak yerlerin ve kuşların bu bölge ile anılmasına imkân vermiştir. Birçok kuş topluluğuna ev sahipliği yapmasından dolayı, milli park özelliği kazanmıştır.
VAN GÖLÜ:
Van Gölü veya yöresel adıyla Van Denizi, Tatvan ilçesi sınırları içinde bulunan Nemrut volkanik dağının patlaması sonucu oluşan kraterde biriken suların oluşturduğu varsayılan volkanik bir göldür. Çok sayıda koyu bulunan Van Gölü’nün yüzölçümü 3.713 km²’dir. Van Gölü hem atlısu hem de deniz ekosistemlerinden farklı bir sucul ekosistemdir. Suları tuzlu ve sodalıdır. Gölün doğu bölümünde dört ada vardır.
Bunlar; Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuş adalarıdır. Adalar tarihi ve turistik özelliğe sahiptir. Göl üzerinde feribotlarla Tatvan-Van demiryolu bağlantısı sağlanmakta; aynı zamanda bu demiryolu, İstanbul-Tahran demiryolu hatlarını da bağlamaktadır.
CENNET VE CEHENNEM OBRUKLARI:
Mersin’in Silifke ilçesinde konumlanan Cennet ve Cehennem Obrukları görenleri hayret düşürüyor. Doğanın nelere kadir olduğunun canlı kanıtı olan bu obruklar, yeraltı sularının oluşturduğu erozyon sonucu meydana gelmiş. Suyun destekleyici kütle zamanla aşındırmasıyla tavan çöker ve obruk meydana gelir. 70 metre derinliğindeki Cennet Obruğu’nda ilerledikçe bir mağara ve mağaranın girişinde de ufak bir kilise karşımıza çıkıyor. Kilisenin giriş kapısında 4 satırlık bir kitabe yazılı. Kitabenin incelenmesiyle kilisenin 5. Yüzyılda Paulus adında dindar bir kişinin Meryem Ana’ya ithafken inşa ettirdiği anlaşılıyor. Cennet Obruğu’na 452 basamaktan oluşan taş bir merdiven sayesinde iniliyor. Derinliği 128 metre olan Cehennem Obruğu da tıpkı Cennet Obruğu gibi meydana gelmiş olup, hemen 75 km kuzeyinde konumlanıyor. Kenarları içbükey olmasından kaynaklı olarak obruğa iniş gerçekleştirilemiyor. Efsaneye göre Zeus, ağzından alev çıkartan yüz başlı ejderha Typhon’u burada gerçekleştirilen bir dövüşte alt eder. Typhon’u Etna Yanardağı’nın altına sonsuza dek göndermeden önce bir süre Cehennem çukurunda hapsettiği rivayet edilir.
IHLARA VADİSİ:
Türkiye’nin gizli geçidi olan Ihlara Vadisi’nin oluşumuyla ilgili birkaç hikaye anlatılır. Bunlardan biri de, Hasandağı’nın aktif hale geçmesiyle lavlar, bölgede volkanik bir tabaka oluşturmuş. Zaman içerisinde oluşan bu tabaka, çevresel faktörler sebebiyle aşınır. Buna ek olarak, Melendiz Çayı da kanyon vadinin altını oyarak kendisine yol açar. Vadide oluşan derinlikler yer yer 10 metreye kadar ulaşıyor. Aksaray‘daki Ihlara Vadisi doğanın bir şaheseri olmakla birlikte tarihsel değere de sahip bir bölge. Zamanında vadi içerisinde çok sayıda kilise olsa da yalnızca 14 tanesi günümüze kadar ulaşmayı başarabilmiş. 10 tanesi de halen canlılığını koruyor. Ihlara Vadisi’nde yer alan kiliselerin hikayeleri 6. Yüzyıla dayanıyor. Hatta Saint George Kilisesi, ilk günkü ihtişamıyla vadide yükseliyor. Kilisedeki süslemelerde, Selçuklu Sultanı’na ait olduğu düşünülen elbise resimleri kullanılması, kilisenin yapımında Türkler’in de yardım ettiği kanısını ortaya çıkartıyor. 11. Yüzyıla kadar kiliselerin inşasına devam edilse de Selçukluların bölgeyi ele geçirmesiyle inşaatlar durdurulmuş Ancak, hali hazırda tamamlanmış kiliselerde Hristiyan halk ibadetlerini yerine getirmeye devam etmiş. 1924’te ise kiliseler ibadete kapatılmış.
GÖKPINAR GÖLÜ:
Doğal Akvaryum olarak da adlandırılan Gökpınar Gölü, Sivas‘ın Gürün ilçesinde yer alıyor. Türkiye’nin saklı kalmış köşelerinden olan Gökpınar Gölü’nde mavinin ve yeşilin tüm tonlarına rastlayabilirsiniz. Özellikle yaz aylarında, 15 metre derinlikte yüzen balıkları dahi görebilirsiniz. Gölün neredeyse her yerinde sıcak kaynak sular bulunduğu için özellikle kış aylarında beyaz tabaka her yeri örttüğünde üzerinden buharlar tüten bir havuz görünümü alıyor.
UZUNGÖL:
Uzungöl, Türkiye’nin yağmur ormanlarının yer aldığı Soğanlı ile Kaçkar Sıradağları’nın birleşim noktasında yer alıyor. İçerideki göl ise yamaçlardan düşen kayaların Haldizen deresini tıkamasıyla meydana gelmiş. Bu bölgenin diğer bir özelliği de yerkürenin, ılıman bölgede yer alan en yaşlı ormanlarına ev sahipliği yapması. Bolca yağış alan bölge, ılıman iklimi sayesinde de her mevsim yemyeşil kalır.
Son zamanların en çok beklenilen, en çok istenilen, ve en gelişmiş konsolu:PS5
Peki neden bu kadar çok bekleniliyiyor ve seviliyor işte cevabı: YETENEKLRİ VE EŞSİZ TASARIMI ve ek olarak fiyatı. Eğer merak ediyorsanız mutlaka yazının devamını okuyun.
Playstation 5’in En Dikkat Çeken Özellikleri:
TASARIMI:
PS5’in en dikkat çeken özelliklerinden biri tasarımı çünkü Sony'nin ilk Dik duran konsolu olan bu konsol çok fazla dikkat çekiyor.
Ayrıca ilk farklı bir renk kullanılan konsolda yine PS5
KONTROLCÜSÜ:
Ve uzun zaman sonra Dualshock 4’ü geride bırakıp yeni kontrolcüyü piyasaya sürdü; DUALSENSE
İşte Özellikleri:
DualShock ismiyle bildiğimiz PlayStation kontrolcüsünün yeni konsoldaki ismi DualSense olarak açıklanmıştı. DualSense’in L2 ve R2 tetikleri oyunlardaki farklı durumlara göre hassasiyet gösterecek. Örnek vermek gerekirse ok atmak için gerilen bir yayı ya da kullanılan aracın gaz ve fren pedalını çok daha net hissedeceğiz.
DualShock’tan farklı olarak yeni kontrolcüde Paylaş (Share) tuşu yerine Oluştur (Create) tuşu ve dahili bir mikrofon bulunuyor. Öte yandan PlayStation 5’in VR desteğine sahip olacağı da açıklandı.
PLAYSTATİON 5’İN TEKNİK ÖZELLİKLERİ:
Konsolun baş mimarı Mark Cerny, geçtiğimiz yıl verdiği bir röportajda PlayStation 5'e dair detayların önemli kısmını açıklamıştı.
PlayStation 5'te AMD'nin Zen 2 mimarisine sahip, sekiz çekirdekli ve 3.5 GHz hızında bir işlemci yer alıyor. Konsoldaki grafik işlemci AMD'nin RDNA 2 mimarisine sahip, 2.23 GHz hızında, 10.28 teraflop gücünde ve bünyesinde ışın izleme (ray tracing) teknolojisi barındırıyor.
Her iki işlemci teknik açıdan Xbox Series X’in bir tık gerisinde olsa da konsol asıl gücünü özel olarak tasarlanan SSD’den alıyor. Özellikle açık dünya oyunlarda fark yaratacak olan 825 GB boyutundaki disk sayesinde yükleme süreleri neredeyse tarih oluyor. NVMe SSD ve USB girişleri sayesinde disk kapasitesi artan konsolda 16 GB GDDR6 bellek yer alıyor. Tüm bu bileşenler sayesinde 4K çözünürlük ve 60 FPS akıcılık vaat edilirken, üst limitler 8K çözünürlük ve 120 FPS olarak açıklandı.
PS 5 Digital Edition:
Aslında PS5 sadece iki farkı var fiyatı ve cd takılamıyor sadece Playstation store’dan oyun alıp indirebilirsiniz.
Bugün Dünya İnsan Hakları Günü. İnsan Hakları Günü, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'nin kabul edildiği gün olan 10 Aralık 1948'ten bu yana her 10 Aralık'ta kutlanmaktadır. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra dünyadaki devletler bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması gerektiği konusunda anlaşmaya vardılar ve İnsan Hakları Bildirisi hazırlandı. Bildiri 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edildi.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin ilk 5 maddesi şunlar:
Madde 1 Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, birbirlerine kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.
Madde 2 1. Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu Bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir. 2. Ayrıca, bağımsız, vesayet altında ya da kendi kendini yönetemeyen ya da egemenliği başka yollardan sınırlanmış bir ülke olsun ya da olmasın, bir kişinin uyruğu olduğu ülke ya da memleketin siyasal, hukuksal ya da uluslararası statüsüne dayanarak hiçbir ayrım yapılamaz.
Madde 3 Herkesin yaşama hakkı ile kişi özgürlüğü ve güvenliğine hakkı vardır.
Madde 4 Hiç kimse, kölelik ya da kulluk altında tutulamaz; her türden kölelik ve köle
ticareti yasaktır.
Bu özel bildirge bize eşitlik ve özgürlük sağladı bu özel gün kutlu olsun.
Yazar: Mehmet Poyraz Yıldırım
Şarkı: Yazlık
Sanatçı: Lin Pesto
Albüm: Yazlık
Beste: Lin Pesto
Çıkış Tarihi: 2018
Tür: Rock
Ulaşabileceğiniz Siteler:
Spotify , YouTube ,YouTube Music , Deezer
Şarkının Sözleri:
Deniz, kum, güneş içinde
Herkes mutlu ve tatilde
Sakin dalgalar üstünde
Bir yaz daha yine
Ah, ne kadar özledim seni
Ah, ne kadar özledin beni?
Ah, ne kadar özledim seni
Ah, ne kadar özledin beni?
Ah, ne kadar özledim seni
Ah, ne kadar özledin beni?
Ah, ne kadar özledim seni
Ah, ne kadar özledin beni?
Yorumumuz: Lin Pesto çok sevdiğimiz şarkıcılardan, özellikle bu şarkısını çok seviyoruz çok güzel bir şarkı
Film: The Heart Of The Sea ( Denizin Kalbinde)
Gösterime giriş tarihi: 11 Aralık 2015 (Türkiye)
Tür: Macera/Dram
Süre: 2 saat 2 dakika
Yönetmeni: Ron Howard
İzleyebileceğiniz Siteler : Netflix
Bilet gişesi: 93,9 milyon USD
Adaylıklar: Teen Choice En İyi Aksiyon Filmi Kadın Oyuncusu Ödülü, Teen Choice En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, Teen Choice En İyi Macera Filmi Ödülü
Öykü: Nathaniel Philbrick, Charles Leavitt, Rick Jaffa, Rick Jaffa and Amanda Silver, Amanda Silver
Oyuncular:
•Chris Hemsworth ( Owen Chase)
•Benjamin Walker (Captain George Pollard Jr.)
•Cillian Murphy (Matthew Joy )
•Tom Holland (Thomas Nickerson)
•
Brendan Gleeson (Old Thomas Nickerson)
•Ben Whishaw ( Herman Melville)
•Michelle Fairley (Mrs. Nickerson)
•Gary Beadle (William Bond)
•Frank Dillane (Henry Coffin)
•Edward Ashley (Barzillai Ray)
•Charlotte Riley (Peggy Chas)
•Donald Sumpter (Paul Mason)
•Brooke Dimmock ( Phoebe Chase)
•Jamie Sives ( Isaac Cole)
•Joseph Mawle (Benjamin Lawrence)
•Paul Anderson ( Caleb Chappel)
•Luca Tosi ( William Wright)
•Sam Keeley (Ramsdell)
Yorumumuz: Bu film cidden çok güzeldi en sevdİğimiz filmler arasında yer aldı izlemenizi öneririz.
Kitap: Şeker Portakalı
İlk Yayınlanma Tarihi: 1968
Yazarı: José Mauro de Vasconcelos
Sayfa: 197
Kapak sanatçısı: Erkal Yavi
Türler: Roman, Otobiyografik Kurgu
Konu: Şeker Portakalı, Brezilyalı yazar José Mauro De Vasconcelos'un 1968 tarihli romanı. Brezilya'nın Minas Gerais bölgesinde yaşayan fakir bir ailenin beş yaşındaki oğlu olan hayal gücü çok gelişmiş Zeze adlı çocuğun başından geçenleri konu edinir.
Dil: Orijinali Portekizce bunun dışında 16 dile daha çevrilmiştir Türkçe dahildir.
Fiyat: Ortalama fiyatı 10-20 TL arası değişmektedir.
Yazar: Beren Topal, Selin Yücel
İstanbul’da ekimin ilk 7 günü hava çok sıcakken 8. Günde ani bir dolu yağışı ve sağnak yağışı bekleniyor. Peki sizce bu durum normal mi ?
Dünya liderlerinin ‘İKLİM KRİZİ ‘ ile yüzleşene kadar kuraklık, fırtınalar, seller, düzensiz bir şekilde meydana gelecek!
Belki bu durum bizi çok fazla etkilemese de zor şartlar altında yaşayan ve meslekleri iklime dayalı olan insanlar bu durumdan ciddi bir durumda etkilenmekte. Böylelikle ‘İKLİM ADALETİ’ olmadığı gibi ‘SOSYAL ADALET’de olmamaktadır.
Yazar: Deniz Dolapçıoğlu, Defne Kaçar
Roma İmparatorluğu zamanında, babasının gazabından kaçarak, İzmit yakınlarında madencilerin çalışmakta olduğu bir mağaraya sığınan, çalışmakta olan madencileri koruduğuna inanılan ve bu nedenle madenciler tarafından azize kabul edilen Santa Barbara’nın 4 Aralık tarihinde bu mağaraya yerleşmesi, önce Anadolu’da daha sonra da Avrupa ve tüm dünyada “Dünya Madenciler Günü” olarak kutlanılmaktadır.
Dünyanın en zor ve en anlamlı mesleğini yaparak, evlerine ekmek götürmek için mücadele ederek, yeraltı kaynaklarımızı insanlığın ve ülkemizin aydınlatılmasına, gelişmesine sunan madencilere, bu toplumun vefa borcu olduğunu öncelikle belirtmek gerekir.
Emeğin ve alın terinin simgesi madencilerimizin madenciler gününü kutlarız.
Hazırlayan: Mehmet Poyraz Yıldırım
Hazırlayan: Elif Seçkin, Defne Kaçar, Deniz Dolapçıoğlu
Önerilerimiz:
Kitap:
Arkadaşıma Veda
Konusu: Yardımcısı Salih Bozok'un dilinden dâhi lider
Mustafa Kemal Atatürk'ün hayat hikâyesi.
Yorumumuz : Biz çok severek okuduk . Sıkılmadan
okuduğum kitapların başlarında yer alıyor.
Eğer başlamak için bir kitap
arıyorsanız mutlaka okumalısınız.